gidip sarılacağım bir akağaca, gürültüsüne karışıp kaybolacağız yekpareliğin
Kemik İnadı/Asuman Susam
Ablam güney afrikadan bir sürü atıştırmalık getirmiş. Çikolatalar şeker kamışından yapıldığı için tadı daha farklı ballıydı. Kurabiyeler sert ve değişik aromalardaydı. Bu da bir hint atıştırmalığı. Bezelye unundan yapılmış içinde bezelye ve fıstık benzeri bir şey var. Tadı çok ama çok garipti. Bir daha ağzımı sürmek istemeyeceğim garip bir aroması var.
Almanya'dan babamın kuzeni geldi. Geçen yıl bizde kalmıştı. Annemle çok iyi anlaştılar. Beraber sahile gittik. Kadın o kadar genç ki. Bir öğrendim 60 küsür yaşında. Şok oldum. Havası mı suyu mu beslenmesi mi nasıl böyle genç kalyorlar. Beraber sahile gittik bir kaç günce fırtına olunca sahile bir sürü deniz kabuğu vurmuş. Kuzen toplamaya başladı kaktüslerin altına koyuyorum çok güzel oluyor dedi. Hal böyle olunca annemde başladı toplamaya. Çok komiklerdi. İnsan kaç yaşında olursa olsun deniz kabuğu görünce dayanamıyor demek ki.
Doğa için toparlanmak ne kolay bir gün önce kıyamet fırtına ertesi gün her yer süt liman. Uzakta gözüken evlerde yaşamak nasıl acaba. Denize sıfır bir evim olursa dünyanın en güzel romanını yazar, en güzel resmini çizermişim gibi hissediyorum.
Bu güzellik kum zambağıymış. Bu nedir diye yaklaştığımız anda arkadan bir adam bağırdı "Aman koparmayın geçen söküyordum. Jandarmalar geldi. Neye uğradığımı şaşırdım. Bunlar kum zambağıymış. Nesli koruma altına alınmış. Endemikmiş. Koparana kaç bin ceza varmış." dediler. İnternetten baktım çiçek açınca bildiğin zambak. Böyleyken ne garip gözüküyor oysa.
Eski gazetelerde denk gelip böyle fiyatları okuyunca öyle canım sıkılıyor ki. Nasıl bu kadar farklı olabilir. Nasıl bu kadar fark atabilir. Kardeşime 35 bine aldık diye sevindik. Tabi işletimcisi vs farklıdır ama insanın bu fiyatlar komiğine gidiyor.
Geçen part time işimden çıktım yürüyordum. Gri bir kedi ile karşılaştım seveyim diye yaklaşırken bir motor sesi duyuldu. Etraftan bir dürü kedi fırladı. Eski bir motosikletle yaşlı bir amca çıkageldi. Motorunun boyası dökülmüş, koltuğun derisi soyulmuş. Bu tatlış kedilere mama verdi. Biraz konuştuk. Her gün üç dört mahalle geziyormuş böyle. Biraz para verdim ne güzel yapıyorsunuz bu da benden olsun mama alın dedi yok kızım yok dedi. Baksan adamı evsiz zannedersin. Oysa ki adam memleketi yuva yapıyor haberimiz yok.Sonbahar hayal ettiğim gibi geçmedi açıkçası. Buraya yazmadığım bazı üzücü olaylar da atlattım. Sonra toparlayıp devam ettim. Sonbaharda 28 kitap okumuşum. Gerçekten yemeden içmeden kitap okuduğum bir dönem olmuş. Birde storytel üyeliğim bitiyordu. Böyle olunca temizlik yaparken, yürüyüş yaparken hep kitap dinledim.
Mali açıdan biraz kenara Euro ayırdım. Hedefimden azdı. Ama bu zamana kadar ki en yüksek miktardı. Uzun zamandır hayalim olan bir işe giriştim çok ama çok aksilikler oldu. Daha elime para geçmedi. Ama yine de denemenin verdiği bir cesaret oluyor insanda.
Bu sonbahar anın tadına vararak geçmediğinden mi bilmiyorum hiç yaşamışım gibi gelmiyor. Kış geldiği içim çok mutluyum. Hemen kış hedefleri yaptım. Bir yıl daha sona erecek. Garip hissetiriyor.






