27 Ocak 2021 Çarşamba

kaosa mütevazi bir katkı

                                        

Bazı kusurlar bir insanın var oluşu için gereklidir. Eski dostlarımızın bazı tuhaf özellikleri ortadan kalkmış olsa bu hoşumuza gitmezdi.
Goethe

Pazartesi:

Bugün arkadaşlarla buluşup hayatı sorguladığımız bir ritüel yaptık. Herkesin kafası karışık. Hepimiz yek diğerinin içindeki kaosa pek de mütevazi olmayan bir katkı yapmaktan öte geçemedi.

 

Bir sinekle bir devlet adamı arasındaki benzerlik nedir?” Sorusunun cevabı 19. Yüzyıldan hazırdır: “İkisini de gazeteyle öldürebilirsin!”

Bu pasajı geçenlerde Murat Menteş'in kaosa mütevazi bir katkı kitabında okuyup çok sevdim.

Dedem emekliye ayrılıp kendine uğraşlar ararken bilgisayarcı dayımın dükkanında beklemeye karar vermişti. Hafta sonlar bazen dedemin peşine takılırdım. O zaman ortaokulda olan ablamda gelir ve msn girerdi. Bende merak ettiklerimi sorardım. Kurbağa mı yoksa çekirge mi daha yükseğe zıplar? Türünden sorular yada heygirl dergisinin internet sitesine girerdim. Neden sonra dedem tamam yeter bu kadar  derdi. Ablam ödevlerini yapardı bende masanın üzerinde ki gazeteleri alır ve 'kimliğimi kaybettim hükümsüzdürden tutun vasıfsız eleman aranıyora kadar bütün her şeyi okurdum. Dayım gazete bayinde ki yandaş, muhalif ne kadar gazete varsa toplardı. Dedem çay ocağından bize salep kendine koyuca bir çay alır ciddiyetle okurdu. Ağır ağır sayfaları çevirir arada kaşlarını çatardı. Bazen sıkıntıdan bazen meraktan çokca alışkanlıktan el çabukluğuyla her satırı okurdum. Sonra dedem eski gazeteleri ayırır bir kısmını eve götürürdü. Gazete kağıdı bir zaman yoksulluk görmüş bu insanlar için pek çok anlam ifade ederdi. 

 Pazar eklerini bazen hoşuma giderse alır kocaman ciltli  bordo defterime yapıştırırdım. Bu fotoğrafları o zaman adını bile bilmediğim bir şey olan fanzine çevirirdim. Hikayeler, bilmeceler, kulaktan duyma memleket meselelerine çocukça yorumlar.

Sonra   işte haber vermekten ziyade belirli bir ideoloji empoze etmek olan o kağıt müsveddelerinden uzaklaştım. Bazen bir bayinin önünden geçerken elimi uzatıveresim gelir vazgeçerim.

Öyle yada böyle bir şekilde gazete kavramından uzaklaştım hatta bir zamanlar hayalim olan gazeteciliği bile unuttum. 

.

.

.

Çarşamba:

İnsan ne garip yahu. Yazasım var okuyasım var. Yarın yakın arkadaşlarımdan birinin düğünden önce kız partisi var. Gidesim yok yine kaplumbağalar gibi içime çekilip vadideki tüm karmaşayı bir kenara bırakıp durasım var. Fakat biliyorum ki bir daha böyle bir araya gelmek çok zor. Ama kız olmak ne zor şey ki! Şimdi yarın süslenip püslenip gitmek gerek! Ne gerek var yahu biz aynı evde kalırken ne hallerimizi gördük dedim. Olmaz aramızda sap gibi kalırsın dediler. Acilen dolabımı elden geçirip kapsüle çevrimeli özel günlerde giyilecek kombinler takılacak takılar paketlenmeli. Değilse sonum mahallenin önünde çocukken çekildiğimiz o fotoğrafa döner. Bütün herkesin beni erkek sandığı. Altımda kısa bir şort ve üstümde smokin şekilli tişörtün olduğu.


12 yorum:

  1. Gazete eşittir "Ya tarafsın ya bertaraf"
    Hepsi için geçerli bu

    YanıtlaSil
  2. Eklediginiz alıntı ne hoş öyle, ben de beğendim. Gazete, haber, gazetecilik diye şeyler anlamını yitirdi artık.

    Bazı anlar dediğiniz gibi ele ne
    düşmesi zor , benzerinin bir daha mümkün olup olmayacağı meçhul olabiliyor , o yüzden değerlendirmek en iyisi, koronayı göz ardı etmemek lazım ama :)

    YanıtlaSil
  3. çıplak ayak evlenmiş biri olarak... :) ya aslında, bu dönemde düğün dernek yanlış olmaz mı? büyük risk bence.. Neden acaba nikahı yapıp düğünü yaza yapmazlar ki? Hele bir de ekstra bekarlığa veda partisi.. Aklım almadı, kusura bakma.
    Ama biraz da devlette suç var. Türkiye dışında her yerde yasak bu aktiviteler. Sadece nikah onda da sadece geline 2 kişi damada 2 kişi katılabiliyor. Bana çok doğru geliyor bu süreçte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende yasak olması taraftarıyım. Nitekim dün katılmadım.

      Sil
  4. İnsan evlendiği zaman da bekar arkadaşlarını artık pek arayıp sormuyor uzaklaşıyor.. Çok arkadaşım evlendi, şuan çoğuyla iletişimimiz bile yok, gerçekten bende muazzam arkadaşlıklar biriktirmişim... :D

    YanıtlaSil
  5. fotoğraftaki yer neresi yaa takılmayı çok sevdiğim bir yer var oraya benziyor :D
    bu dönemde toplanmalar düğünler filan çok riskli dikkat et kendine. arkadaşlık konusu da derin mevzu üniversitede çok kalabalıktı çevrem sonra soğuk rüzgarlar girdi çoğu ile aramıza bazıları kendisi buz küpü olmayı seçti bazısı delirip kayboldu birkaçıyla hala görüşüyoruz bakalım hayat çok tuhaf :)
    gazeteleri eskiden ailem okudukça ben de okurdum dediğin gibi en küçük ilana kadar merak ederdim kuponları takip ederdim filan şimdi öyle değil her şey elektronik ortamda artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Manavgat ırmak kenari yürüyüş yolu. Bir cafenin saçağının altında yağmurun dinmesini beklerken çektim:)
      Delirip kaybolan üniversite arkadaşları mı:))

      Sil
    2. aaa manavgat işte ben de niye bu kadar tanıdık diyorum hahah oralarda dolaşırım bazen :D mecazen yani delirdiler bence :D

      Sil
  6. Çocukken köye gittigimizde okuyacak kitabım biterdi. O zamanlar okumaya çok düşkündüm. Okumazsam ölürüm sanırdım. Okuyacak bir şey bulamayınca sokaklardaki çöp gazete parçalarını okurdum:) onu hatırladım. Bir de hey girl dergisini hatırladım:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam olarak beni tavir etmiş cümlelerin:) bende okumasam öleceğim sanırdım:))

      Sil
  7. dayının dükkanındaki anıların ne kadar güzel :)

    YanıtlaSil