Benim gibi olan başkalarını merak ediyorum, dışardan tamamen iyi görünüp de içeriden çürüyen, bu çürümenin hafif bir "iyi olmama" ama ayni zamanda "kahrolmama" hâlini taşıyan başka insanlar.
kız kulesine ilk gittiğimde etrafındaki sarı çizgiler çok dikkatimi çekmişti. kayalıklarda geçmemeniz gereken bir çizgi. delilik ile dahilik arasını ayıran çok ince bir çizgi olduğuna inanırdım çocukken. sonra acının insanı delirtebileceğini o yada bu şekilde öğrenince delilik ve acı arasında da çok ince bir çizgi olduğunu anladım. öğretmen olunca çocukların aslında çizgileri, sınırları sevdiğini içlerinde kendilerini güvende hissettiklerini gördüm. şimdi 27 yaşımın son aylarında gördüğüm ince çizgi şuydu. İçedönüklük ve hayattan kopma arasında da çok ince bir çizgi var. ben o çizginin koyu tarafındayım. iş hayatına atılalı böyle oldu. öğrenciyken böyle değildi. gezmek tozmak keşfetmek bana çok iyi gelirdi. şimdi çalışma saatlerim aynı olsa da önceki işime göre iş yükü ve stres daha az. ama ben hala kendini işten sonra eve atan, hafta sonlarını temizlik ve dizi izlemekle geçiren o kızım.
ara sıra arkadaşlarıyla buluşup ufak tefek şeyler deneyen. ama en çok odasını eve gelip uzanmayı, kendi halinde takılmayı seven kızım.
diye düşünüyordum. ta ki bugün haftalar öncesinde bir arkadaşımla yazıldığım workshop günü gelene kadar. aman Allah'ım gitmemek için kendime bin bir türlü bahane buldum. buluşma öncesinde saatlerce stres oldum. sonunda gittim. bir türlü rahat edemedim orada. insan evinde mutluysa niye kendini zorluyor ki dedim.
neyse sonuç olarak hayattan kopmam gerekiyor. yatağım üzerinde uzandıkça ruhumu yutan bir karadeliğe sahip.
işte bu karadelik beni yutmasın diye öneri
yürüyüş grubuna katılmak
spora ve yüzmeye başlamak
fiziksel olarak biraz daha zinde olursam zihnimde hantallığını atar umarım

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder