Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2020 Cumartesi

Sahipsiz günlükler &kafası karışık gelinler


(Dün deniz dönüşü sahile giden yol)
Az kullanılan yollarla pek güzel bir deniz arayanların yaşadığı hüsranı dünkü yazımda anlatmıştım.bugün mevzu derin eski günlükler ve kafası karışık gelinler,masum kız kardeşler hakkında.
Küçüklüğümden beri günlük yazarım.yazılması konusunda insanlara psikolojik baskı yaparım.bknz
Günlük yazmak için 6 sebeb yazım .sonra internette sahipsiz günlüklerden pasajlar paylaşan bir sayfaya denk geldim.o kadar güzel pasajlar ki bunlar.günlük yazma aşkım kamçılanmakla beraber biraz evrildi.zira benim günlüklerim ne olacak diye düşündüm.hiç bir tarihe tanıklık etmeyen edebi yönü bulunmayan bu defterler kendi kişisel tarihime ışık tutmaktan öte gitmiyor.yazılmaya değer bir hayat yaşarsam eğer o zaman biyografimi yazmak için kullanabilirler.gerçi kendimi tanıtmak için okuduğum en iyi biyografi olan Orhan Veli’nin 
Ben Orhan Veli 
"Yazık oldu Süleyman Efendiye" 
Mısra-i meşhurunun mübdii.. 
Duydum ki merak ediyormuşsunuz, 
Hususi hayatımı, 
Anlatayım: 
Evvela adamım, yani 
Sirk hayvanı falan değilim. 
Burnum var, kulağım var, 
Pek biçimli olmamakla beraber.
   
Bu şiirine benzer bir şeyler karalardım.Neyse yani bu normal insanların normal yaşamlarında dahi kayde değer anekdotlar ve güzel bakış açıları var.bazıları o kadar naif ki herhalde günlük yazan insanlar genel olarak nazik ve duyarlı Kişiler diye düşündüm.meraklısına İnstagram hesabı.
Acayip şeyler örüyoruz başımıza diye birde kitabı var.Bir örnek;
Bütün bu uzun laflardan sonra bende hem kağıtlar ağaçtan olduğu hemde günlükler bir zaman sonra yıprandığı için bloğumda yazayım diye düşündüm.Bugün ablama gelinlik bakmaya gittik.Minamalizm akımı gelinliklerde baş göştermiş ve helen tarzı denen tarlatansız sade gelinlikler moda olmuş.Ablam ilk helenlere bakarken içindeki barbie haykırdı teyzem ve annemin baskılarıyla prenses model denedi.işin garip yanı ben ne zaman bir dügüne gitsem bütün gelinler aynı şey giymiş gibi gelirdi.Gezmeye başlayınca aynı çocuğu kargacık Burgacık  çizgileri Söküp hecelediği gibi AA dedim hakikaten farklı farklılaşmış.annem marjinal daha ziyade tutumlu yanıyla sandıktan çıkaralım benimkini giy desede bu fikir teorikte güzel uygulamada berbat ötesi olanlar çöplüğünün başkanıydı.Dış kapının anahtarını unuttuğunuzda rahatça ziline basabildiğiniz biri varsa sizin Cidden yakın komşularınız var demektir..bugün kapıda kaldık ve zile basınca açıklamayı kim yapacak kavgası yaptık.Yani komşuluğumuz sınıfta kaldı.Yinede bir tabak kek götürüp,o tabağı bir kaç gün sonra dolu alıyorsak,bulaşıklığın kenarımda komşunun tabağı ayrılmış duruyorsa hala umut var demektir.Son olarak 5 yaşımda ablamın barbieli bir tişörtünü giymiş ve yeni dökülmüş ziftin üzerine düşmüştüm.akdenizde yaşayanlar sıcak yaz günlerinde asfaltın bir çikolata gibi eridiğini pekala bilirler.tişört mafoldu.ablam yollarca bunun lafını etti.Bir kaç dakika önce bir arkadaşımın bastırdığı beyaz tişörte bir parmak kahve bastı.Sonra pişman olup yıkadı.Sonuç olarak günlük yazmaya devam.Gelinin kız  kardeşi olup sistemin dayattığı bütün saçmalıkların yandakçısı  olmak Berbat.Bütün kızlar en doğal saçlarını dağınık topuz yapıp jean tişört takılanalar bile bir gün “bu gün ne giyeceğim” diye düşünür.o gün geliyor o gün ben ne giyeceğim? Bilmiyorum.
Gelinin rüyası
Gelinlik tesadüfleri sever!
Dügünception
Gelinliğin bedeli!
Brade runner (bu favorim oldu)

14 Ağustos 2019 Çarşamba

Noktaları Birleştirmek

Steve Jobs'un Üniversite mezuniyetinde bir konuşma vardı.Youtube da öylesine gezerken denk gelmiş ve izlemiştim.başına gelen kötü şeyler bahsediyor ve şöyle diyordu "noktaları ileri bakarak birleştiremezsin ancak geriye bakarak birleştirirsin."Yani başına kötü şeyler geldiğinde veya istemediğin şeylere maruz kaldığında şu an senin için hiç bir yararı olmayacağını ,hayatın için bir anlamı olmadığını düşünme.Bunu ancak gelecekte her şey bitip  geriye baktığında anlarsın.Rastgele izlediğim bir video hayata karşı bakışımı şekilendirdi.Her bir yılın sonunda artık olaylar bittiğinde  kendimi kıyıya attığımda bunu görüyorum.Başıma gelen kötü olaylarında bana kazandırdığı bir şeyler var .Ve ben bunu o an göremesem de biliyorum.Bunu bilmek ve hissetmek gerçekten güzel !

21 Temmuz 2019 Pazar

Kozmopolit Bir pazar

Bu pazarı en çok tanımlayan kelime.Endonezya ve Malezyadan misafirlerimiz gelmişti.Babamın işi dolayısıyla zaman zaman oluyor böyle güzellikler. Bir kaç gündür bizdelerdi.Bugün gitmeden bir kahvaltı hazırlamak istediler ve sonuç bence mükemmeldi. Yumurta bildiğimiz yumurta.ama ben tek porsiyonluk bu halini çok sevdim.Onlar bu haline inek gözü anlamına gelen bir şey diyorlarmış.Biri kızarmış pirinç,bir diğeri soslu pilav,ve en sevdiğim hafif şekerimsi tatlı tavuk kızartması... Onları uğurladıktan sonra odama çekildim.Birde ne göreyim.2 mektup 1 kartpostal.Onca misafir telaşının arasında farketmemişim mektuplarım gelmiş beni iki gün beklemiş 😊.
Potcrossing gerçekten bir mutluluk sebebi.Hemde hiç beklemediğin anlarda.kesinlikle herkese tavsiye ederim.böylelikle farklı dostluklar kurup ,ilginç bilgiler ediniyor insan.Ve son olarak bu hafta okuduğum kitap mucizleri saymak
Dahi küçük bir kız çocuğunun annesi ve babasını kaybettikten sonraki hayata tutunuş çabasını anlatıyor.kitap ile ilgili fikirlerimden ayrı bir yazıda bahsederim.Bu arada doğum günümün üstünden bir ay geçmiş ben hala 21 bitmeden yapacak 21 şey listemi yazamamışım.Gerçekten hızlı bir yıl .Varsa fikirleriniz paylaşırsanız sevinirim... Daha nice kozmopolit günler diliyorum efendim.Sağlıcakla kalın...

16 Haziran 2019 Pazar

Yarım Bardak Hava

Hepimizin bildiği bir görseldir.Yarım bardak su ve soru şudur "yarısına kadar dolu bir bardak mı?yoksa boş bir bardak mı?Bu soruyu ilk sorduklarında ilk okuldaydım ve şöyle demiştim"yarısı dolu,yarısı boş bir bardak"Doğru cevap ararsanız
(yarısı dolu bir bardak teknik olarak dolu bir bardaktır )Aslında öyle değil mi?o boş sandığımız yer hava ile dolu değil mi?Yaşamdan pay biçecek olursak geçirdiğimiz güzel günler su ,kötüler hava olamaz mı?Bardakta havanın da bir değeri yok mu ?Yaşamda geçirdiğimiz günlerin Kötüleri olmasa iyilerin bi önemi kalır mı?Her gün yasla veyahut da düğünle geçer mi?Günün yüzlerce cebi var ve bazen aynı cebe hem tatlı hem tuzlu günler katıyorsun.Sevgili okuyucu bugün öyle güzel başlamıştı ki.Bütün bi öğleden sonra "sanki her sey mümkünmüş gibi,sanki yaşamaya değermiş gibi hissettiren "bir arkadaşmlaydım.Bakın bana ne almış♡
Çikolata zannetmeyin o bir defter:)Sonra aksam üzücü bir haber aldım.Şimdiyse tatlı ve tuzlu kurabiyelerle aynı tabağa konmuş un kurabiyeso gibiyim.Biraz tatlı biraz tuzlu ama çokça unlu..