Kıpırda Nil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kıpırda Nil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2021 Pazar

closed for wedding!

“Gülünç derecede basit görünüyor ama alışkanlığınızın nasıl işlediğinin farkına vardığınız, işaretleri ve ödülleri tanıdığınız an, değişime giden yolu yarılamış sayılırsınız”


 Bugün itibari ile hatır için çiğ tavuk yeme sezonum kapanmıştır. Temmuz ayı boyunca 3 kına 3 düğün toplamda   adet yakın arkadaş düğünü ile nedimelik sıfatımı sıyırıp atıyorum. Bir kara deliğe atıp maddenin bilinmezliğine doğru yola koyulsun. Bu nedir yahu! Gelinin arkadaşı olarak gözler üstünde, erkek tarafı kız kuzenleriyle yaşanan düşük voltajlı gerilim, teyzelerin duyabileceğin frekansta yorumlamaları, sonsuz bir dedikodu denizi, geleneksel ve yağlı yiyecekler. Hepsi bitti.

Artık güneş, deniz ve kitaplarım bahtiyarım.

Alışkanlıklar üzerine paralel iki kitap okuyorum. Bir türlü bitiremedim kitapları. Alışkanlıkların gücü ve anatomik alışkanlıklar.

Kitap kulübün biletini bile almıştım. Ama bildirim gelmeyince katılamadım. Yorumları çok merak ediyordum.

Pijama partisi güzeldi. Ama yatılı misafir ağırlamak zor işmiş. Yakın arkadaşlarım olsa bile onları daha iyi hissettirmek için çabalamaktan yorgun düştüm.

Reddit aktif kullanmasam bile çok sevdiğim bir panel. Gerçek anlamda faydalı içerikleri bulmak mümkün. Çok kullandığım not ve plan uygulaması olan notıon için güzel şablonların olduğu bir grup için  tık

Yarın iş başı. Kendimi mental olarak iyi hissediyorum. Planlarımı yaptım. Alışkanlıklarımı gözden geçirdim verimli bir hafta için hazırım.

Gelecek hafta daha çok okumuş öğrenmiş yaşama bir şeyler katmış Nil olarak görüşmek üzere!



18 Nisan 2021 Pazar

silkinmeli bir yazı

Belki sonunda parlatıyorum çeliği ve yapıyorum
Kendimi görüp yeniden tanıyabileceğim aynayı.
 

Geçen hafta oldukça ağır bir şekilde boğazlarım iltihaplandı. Pazartesi öğlen izin alıp sağlık ocağına gittim. Doktor pek bir şey yok deyip bir antibiyotik ve spreyle gönderdi. 2 gün kendimi zorlayıp okula gittim. Ama boğazım başım çekilemeyecek bir hal aldı. Perşembe sabah tüm vücudumu kaplamış bir ağrı vardı. Yahu neden kendimi zorluyorum dedim. Dünyayı ben mi kurtaracağım. Kötüyüm işte. Niye işte iş işte iş. Ama raporlu iken bile okuldan ayrılmak için müdire ile karşı karşıya gelmek bir çile. Yine de aman be dedim. Doktora gitmek için aldım. Benim aile hekimi geç kalacak olunca diğer doktor kontrol etti. İltihabın artmış biraz ateşin var dedi. Tam muayene bitince benim doktor geldi. Yine bir kaç ilaç verip gönderecek oldu. Diğer doktor ''geçenkilerin dozu az gelmiş hocam.'' deyince baktı tekrar kontrol etti. 10 gün sabah akşam iğne verdi 2 gün rapor. Sabahtan akşama kadar gözümü açamadan yattım. Cuma günü biraz gözüm açıldı. Cumartesi tamamen ayağa kalkabildim. Perşembe günü okul çıkışı bir okuldan bir arkadaşım uğradı. Çok hastaydım konuşamadım bile ama mutlu oldum. Hastalığımdan duyduğum suçluluk azaldı.

Sonra dün yahu dedim. Ne bu hal Nil. Tamam okulda mobbing'in mantık dışı şeylerin, haksızlığın biri bin para. Ama toplan daha 22 yaşında gencecik kızsın. Güzel günlerin, güneşli baharların, çiçekli kırların var görülecek.

Sonra bünyemi toparlamak için bir kaç takviye gıda ve vitamin araştırdım. Kiler dolabındaki kuru otları ulaşabileceğim bir yere koydum. Suyuma maden suyu limon nane ekledim. Biraz cilt bakımı yapıp bir kaç araştırma yaptım. Uzun zamandır bir cilt bakım rutini oluşturmak hedeflerim arasındaydı. Üzerimdeki ölü toprağından silkelenmek için bir kaç baharlık elbise aldım. Şöyle neşeli, efil efil şeyler giyersem herhalde neşelenirim diye düşündüm.

Sonra malum Ramazan ayı paylaşmak ve birilerine yardım etmek için paha biçilmez bir ay. Bir çocuğa bayramlık almak. Yahut küçük de olsa bir hediye vermek muazzam hissettiriyor. Açılır bir kumbaraya para atmaya başladım. Hem elden hemde online bir çocuğu mutlu etmek istiyorum. Hazır çocuk bayramıda yaklaştı.

Sonra içinde katkı maddeleri bulunduğundan pek tercih etmesem de kendimde yapacak gücü bulamadığım için bir pastaman aldım. Çilekler süsledim. Aslında babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi pastası yapmak istiyordum ama uğraşamadım. Salla pati yaptım bir şeyler.

Sonra çalışma alanımı düzenledim. Her türlü fazlalığı attım. Ayaklarımı lavantalı sıcacık suya sokup, tavşan kulaklı tokalarımı taktım. istediğim bir sertifika programına kaydoldum. Almayı planladığım 1 deneme ve 2 felsefe kitabını aldım.

Uzun zamandır görüşemediğim arkadaşlarımı aradım. İyi geldi. Durup bir yerde beslemek lazım kendimiz. Şubat ayından bu yana sanki bir saatin dişlileri arasında ezilip duruyorum. Çok kötü bir çöküş dönemindeydim. Şu iki günde toparlandım.

Aman aman maşallah diyiniz efendim. Zira son iki günü son iki aydan daha verimli ve bereketli geçirdim. Şimdi kuş gibi hafif hissediyorum.

Yarın gideceğim işi düşününce kalbime bir örgü şişi yahut dantel mili saplanıyor. Bıçak saplanıyor demek çok arabesk kaçıyor. Aklıma tofaş marka arabayla günün her saatinde bangır bangır müzikle gezen tipler geliyor. Oysa örgü şişi deyince aklıma annemin ''ÖĞRENMEN LAZIM'' deyip salladığı şişler geliyor. Bu daha yakın bir duygu.

Neyse bahar geliyor gerçekten içim neşeyle dolmaya başladı. Bıraksalar neşeli bir ezgi bile mırıldanacağım kendimce. Şarkılar yazardım küçükken böyle bahar aylarında sarı tulumu giyip çiçekler toplayıp şarkılar uydururdum. Ah ne hoştu bütün bir öğleden sonrayı yapayalnız kırlarda geçirmek.

Yalnız kalmayı seviyorum. Hatta yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorum. Bu benim için yemek içmek gibi zaruri bir ihtiyaç. Havalar ısındı. Yakında balkon mevsimi başlar. Oh ne hoş ne hoş. Kapımdan içeri giren hava, şu kendince havalanan perde bile mutlu eder beni.

Hadi Nil. Hadi kıpırda!

23 Eylül 2020 Çarşamba

Bambu ve iyilikler

 


Okulun yoğunluğuna  bir nebze alıştım  eve cesed gibi gelmiyorum. Kendimi mutlu edecek bir şeyler  bulmaya çalışıyorum  A101den bambu aldım. Kafamı derlenip toparlamadıkça mı etrafımı  toparlayamıyorum  yoksa  etrafı  toplamadan mı kafam toplanmıyor  bu soruya marie konda olsa 2 şık derdi ki nisbeten doğru. Ablamın  haftaya düğünü  var o bi geçsin  neler neler yapıcağım.haftaya düğün  için  kıyafet almadım  daha.Ah ne zor kız  olmak bugünlerde  erkek  olasım  gelir bir takım  elbise tamam.Ya biz milyonlarca renk zibilyon tane model seç  seçebilirsen.Önümüzdeki  iki gün  bambu eğitimle  zoomda mülakatım var pek heyecanlıyım.bakalım nasıl olacak.

Düğünden sonra içim  sökülene kadar ağladıktan  sonra rimelimi silip yeni işlere  atılmam için  ilhamlar.

Kıpırda  Nil!

•Yeni  bir çalışma  masası 

•ilham veren bir pano

•yeni nevresim takımı 

•kapsül  gardrop

•fazla kıyafetleri  dolaba yükle 

•bir kitap kulübüne  katıl

•kütüphanede  hafta sonu geçir. 

•botanikçi  nil balkonunu çiçeklerle  beze.

•kan ver kan!

•ah şu  kütüphanende boynunu büküp  bekleyen  kitaplar!


Dün A101de görünüşünden  düşük  gelirli biri olduğu anlaşılan  yaşlı  bir teyze  kasada4lira eksik olduğu  için  torununa çikolatalar  kalsın sonra alırız  dedi.Sonra bir kız  yok teyze sen al torununa  benveririm dedi sırada  teyzeden sonra kızdan  önce olan adam yok bende veririm dedi.kız  yok tamam siz şey  yapmayın  dedi ve parayı  verdi.Sonra bambusuyla cıktı. 


Bu hikayeyi  anlattığım  kişiler  vay be bana niye böyle iyilikler denk gelmiyor dedi.Neden bana böyle  iyilik yapma fırsatı  gelmiyor demedi.dünya  da görmek  istediğimiz  değişim  olmalıyız .

Neyse gideyim de bambumun suyunu değiştireyim .

Bilgisayarım  bozuk güzel  yazılarınızı  okuyor fakat yorum atamıyorum  telden.Yazmaya devam dünyayı  iyilik kurtaracak!

Kalın  iyilikle.

5 Mayıs 2020 Salı

Sirkadiyen ritmimi tutturdum!

 Merhaba çocuklar  merhaba cümleten 
Ne güzel  demiş  Nietzsche abimiz "ÖyIe koIay bir sanat değiIdir uyumak; onun uğruna, bütün gün uyanık durmak gerekir."
Bir ara bir  heyecanla sabah 5.30 ta kalkayım  desemde çoğumuzun  yaptığı  bir hataya düştüm. Seri üretim  hatası.Kendimize uygun olup  olmadığını  düşünmeden  "a onda  güzel  durmuş  banada yakışır "diye aldığımız  kıyafetler  gibi. entel olmak adına okuduğumuz   kitaplar, yapmaya  başladığımız  alışkanlıklar  ve belkide içtiğimiz  kahveler.
Bana ne iyi geliyor  ben neyi severim düşünmeden  yapılan  bunca şeyler  sadece bir kostüm  giyen  ama aslında  kurt olan kırmızı  başlıklı  kız  hikayesine  benzer.Bende topluluktan ayrıldığımız  şu  zamanlar yeni yeni farkına  varıyorum. Aslında  bana ait  zannettiğim  ve bana ait olmayan ve hatta bana hiç  iyi gelmeyen  alışkanlıkları.
Ilk başta  gece kuşu  değilim.Kitap okumak için  uyanık  kaldığım zamanlar hariç  hiç bir  verimi  olmayan  zaman öldürmedir 12 den sonra uyanık  kalmak en azından  benim için.
Sonra üniversitede öğrendiğim  sirkadiyen ritmi geldi.Insanin iç  saati demek kısaca.Ic saatimizin kadranı  şaşırmamak onu iyi tanımak  gerekiyor.
Sabah  5 te uyanınca  gün  doğmamış  ahali uykuda  ne yapacaksın. En iyisi kendime entegre  ettim.Akşam  12 de  balkabağı  arabasına  koşan  külkedisi  gibi yatağıma  koşuyorum.öğlen  meksikalıların  siesta  bizim şekerleme, kestirme; batı dünyasında “After-dinner nap”, denilen Islam dininde ise Kaylule diye geçen  o güzel  öğlen  uykusu.
Gün içerisinde iki kez vücut ısısı düşer.
Birisi sabaha karşı 03.00 sıralarında, diğeri ise öğleden sonra 14.00- 15.00 saatleri arasında olur. İnsanların öğle yemeğinin ağırlığına bağladığı bu rehavet dönemi, aslında vücudun uykuya en meyilli olduğu saat dilimidir.

Zaten böyle  bir  kore filmi bile var "öğleden  sonra saat 3.15 " diye.
Yani sevgili okur akşam  erken yatıp  sabah 7-8 gibi kalkıp  günü  parçalara  bölüp ,öğlende uyuyunca anladım  zamanın  ne çok  olduğunu  ve kendimiz için  en verimli uyku düzenini  bulup tutturmanın  ne denli önemli  olduğunu. Gün  içinde  verimim arttı uykum hafifledi ve alarm bile kurmadan uyanır  oldum ki bu baya "hayrete mucib"
Oğullar  ve rencide ruhlardaki cemal olsa gözlerini  belertip böyle  derdi."Hayrete mucip yaniii"
Esen kalın.güzel  rüyalarınız ,bitmeyen hülyalarınız  olsun.

6 Nisan 2020 Pazartesi

Muzlu aforizma

bir akdeniz şehrinde yaşayan küçük ben  için kişiliğimin getirdiği "sevdiğin şeyin böl parçala bırak"mantığı zaman zaman komik ve bir o kadar absürt olaylara yol açmıştı.
muz mevsimi başladığında deli gibi muz yediğimiz için annem buzdolabın üzerine koyardı.Çok kabız olmamız için.Fakat ben aklımın yeni yeni türlü hinliklere çalıştığı bir yaz bir sandalyeye uzanıp o muzları kaçırmaya başlamıştım.Hal böyle olunca kaçınılmaz kabızlık baş göstermiş.Ağrı sancı ve ilaçlarla dolu bir dönem başlamıştı.Ne kadar yediysem yada çoçuk aklımla ne kadar çok acı çektiysem artık bir daha muz yememeye ant içmiştim.Yaklaşık 10 yıl falan hiç muz yemedim son bir kaç yıldır yeni yeni ilişkimiz düzeldi.Ama hala bir soğukluk vardır.
diyeceğim şey şu aslında hiç sevmesem de istemesem de böyle bir huyum var bir şarkı mı sevdin dinle,dinle,dinle taaki bir daha duymak istemeyene kadar.
Bu huyumu eğitmek ve bana olan kötü etkilerinden kurtulmak için çabalıyorum.Son zamanlarda da deli gibi blog okuyup kitap okumayı sallamadığımı fark ettim.O yüzden blog girme işini hafta sonuna attım önce ki gibi.
zaten sosyal medya kullanmıyorum.Ama şu dönemde herkese psikolojik destek vermek adına durmadan mesaj yazmaktanda gına geldi.Bu wpden hal hatır etme işini mesajlara cevap verme işinide akşam yatmadan önceye bıraktım.Annem hep der çok önemliyse arasın :)
sonra her yıl yaptığım 21 bitmeden yapılcak 21 şey listemi yapmayı bırak yazmadım bile.
Doğum günüme 3 ay kaldı.Ev içinde yapabileceğim maddeler belirleyip yapmaya başlamalıyım
fakat güzel bir karar aldım
benim için büyük inasanlık için oldukça küçük bir adım atıp  uyku düzenimle ilgili bir değişiklik yapmaya karar verdim.Her sabah 5.30 ta kalkmak.Sabah vakitlerinde aşırı verimli bir insan olduğumuz bir kesin.Sabah 10 da kalktığımda o gün ip yumağı gibi karman çorman oluyor.Gecede pek verimli bir işle geçirmediğimi düşünürsem bu düzene alışırsam yaşamıma çok şey katacağı kesin.
.bu sabah direndim ne olursa olsun yatağıma gitmeyceğim dedim ve sonuç koltukta sızıp kaldım 8.20 de uyandım.Neyse ilk gün için yine iyiyidi.
Uyanık kalmak tek iş değil uyanıkken ne ypacaksın o da önemli bu yüzden şöyle bir plan yaptım.
  • aç o güzel gözlerini başla güne
  • demle yeşil çayını,hazırla detoks'unu
  • hadi biraz gevşe ,esne, spor yap
  • yapılacakları yaz
  • ingilizce,ispanyolca pratik yap
  • makele oku,beyin jimnastiği yap
  yapacaklarını yazma benim her zaman ölüp bitiğim bir olaydır.Uyanır uyanmaz o gün yapacaklarını yazmak cidden çok iyi geliyor.Büyük,küçük ne varsa döküp beynimi rahatlıyorum.Resmen beynim kusuyor ne var ne yok.Arkasında gelen o güzel rahatlama.şimdilik bende işler böyle.Birde yeni bir heves Mediumda hesap açmayı düşündüm.kullanan var mı  sormak istedim.
siz saat kaçta kalkarsınız?uyanınca neler yaparsınız?